Işık Kansu
Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED), 11 yıl içinde 20 şube ve 40 temsilcilikten oluşan bir demokratik kitle örgütüne dönüştü.

Derneğin güleç yüzlü, çalışkan önderi Prof. Dr. Kemal Kocabaş; nitelikli öğretmen yetiştiremeyen ve adaletsizlikler-eşitsizlikler üreten eğitim sistemi ile sorunları olan herkese derneğin kapılarının açık olduğunu belirtip ilk 10 yıllık süreç içinde konferanslar, sempozyumlar, çalıştaylar, belgeseller, sergiler, onur ödülleri ile Köy Enstitüleri konusunda farkındalık yaratmak, bir gerçekliği topluma sunmak amaçlı çalışmalar yaptıklarını aktardı. Önümüzdeki süreçte tüm çalışmalarını “Cumhuriyetin 100. yıldönümünde eğitim ve kültüre bakışta nasıl bir Türkiye” öngörüsüne dayandırdıklarını söyledi:

“Önümüzdeki yıllarda okulöncesinden yükseköğretime ülkenin eğitim ve kültür sorunlarının çözüm önerileri üzerinde ilerici bir düşün atölyesi üreterek siyaset kurumuna yol gösterici çalışmalar üretecektir. Bu çalışmalarıyla tüm yurttaşları ülkenin sorunları üzerinden imeceye-dayanışmaya ve söz söylemeye dayalı bir platformda buluşturmayı hedeflemektedir.”

Kocabaş’a, “Karanlık günleri aşacak mıyız?” diye sorduk. Her zamanki tutarlı iyimserliği ile yanıt verdi:

“Ülkenin karanlık bir süreçten geçtiği çok açık. Ülkenin akıl ve bilimden yana olan kuruluş ekseni başka bir eksene dönüştürülüyor. Otoriterlik, tekseslilik ve korku kültürü tüm ülkeyi etkiliyor. Anayasa üzerinde bile yurttaşlar düşüncelerini özgürce açıklayamıyorlar. Konuşamıyorlar, farklı düşüncelerini dillendiremiyorlar. Böyle bir demokratik ülke olmaz. Her ülke tarihinde bu tür gelgitler vardır. Geldiğimiz bu nokta ülkenin demokratik güçlerinin dayanışması ve beraberlikleri ile aşılacaktır. Bunun için ‘demokratik hukuk devleti, bağımsız yargı, özerk-demokratik üniversite, akıl ve bilimin rehberliği, laik-bilimsel-demokratik eğitim’ gibi herkesi birleştiren ortak paydalar etrafında buluşarak ülkenin normalleşmesini sağlayacak adımlar atılmalıdır. 4+4+4 eğitim yasası pedagojik ve bilimsel değildir. Topluma dayatılmıştır. Bilimin, diyalektiğin ve evrensel dünyanın gelişim sürecine uygun değildir. Ülkede bir an önce çoksesliliğin, gerçek demokrasinin egemen olması, korku kültürünün aşılması en önemli dileğimizdir. Su akacaktır. ‘Ufukları yine yoğun bir sis kaplamış olsa da, elbet sabah olacaktır!’ Bu sözleri Tevfik Fikret 1800’lü yılların sonlarında söylemiştir. Bu söz bugün de geçerlidir.”

Geçmişte sisi dağıtmışız. Yine dağıtırız!

6 Ağustos 2012 (Cumhuriyet)